• +90 216 606 34 24

Otel Aydınlatma

Otel Aydınlatma

Aydınlatma deyip geçmemek lazım. Yeni bir yere girdiğimizde ilk gözümüze çarpan, o yerle ilgili ilk dikkatimizi çeken, şimdi düşündüğümüzde belki saçma gelecek ama, psikolojimizi bile etkileyen şey, o yerin aydınlatmasıdır. Dolayısıyla bu konu oteller için çok hayati bir önem taşımaktadır. Bir otel nasıl aydınlatılmalıdır ya da en sağlıklı aydınlatmayı ne şekilde yapabiliriz sorusu tüm otel işletmecilerinin sıkça sorduğu bir sorudur. Biz de elimizden geldiğince bu soruya bir cevap vermeye çalışacağız. Öncelikle dış aydınlatmayla başlayalım. Dış aydınlatma yapılarken düşülen temel yanlışlardan biri; dış mekânda oluşan aydınlığın yatak odalarını etkilemesidir. Durum böyle olunca, iç mekânda gece moduna geçmek zorlaşır. Otellerin aynı zamanda bir dinlenme mekânı olduğunu ve dinlenmenin önemli bir bölümünün güneşin batışından sonra olduğunu düşünürsek, bu durumun ne derece önem arz ettiğini görmüş oluruz.

Otel Aydınlatma

Dış aydınlatma ile ilgili küçük bir şey daha söylememiz gerekirse, Tarihi niteliği olan otellerde, dış aydınlatmaya biraz daha fazla özen göstermek gerekir diye düşünüyorum. Bu tarz bir otelde, basit mantıkla yapılan bir aydınlatmanın otele değer katmak yerine sıradanlaştıracağını unutmamak lazımdır. İç mekânlara geçecek olursak; Müşterinin gözünde ilk intibayı yaratacak olan otel resepsiyonun aydınlatmasının, dikkat çekecek, davetkar olması, fakat çok da aşırıya kaçmadan, abartmadan yapılmasında her zaman için yarar vardır. İç aydınlatma yapılırken yapılan yanlışlardan birisi de; tüm alanlarda aynı aydınlatma tarzını kullanıp, aynı renk, aynı ışık ve aynı şiddette bir aydınlatma ile işin kolayına kaçmaktır. Yani işi profesyonelce yapmamaktır. Her mekânın ambiyansı ve işlevi farklıdır. Dolayısıyla da tüm mekânlara aynı aydınlatmayı kullanmak çok yanlış bir tercih olacaktır. Otel aydınlatma iç ve dış konusunda profesyonellik çok önemlidir. Dolayısıyla bu konuda mutlaka bir iç mimar desteği almanın mutlaka faydası olacaktır.

Resepsiyondan sonra geçilen ilk mekan olan lobi, ilk dinlenme mekanı olduğu için, ışık seviyesi düşürülmeli, konuklara huzurlu, sakin bir ortam yaratılmalıdır. Yatak odalarına giriş genelde geceleri yapıldığından dolayı, loş bir aydınlatma tercihi uygun olacaktır. Odalarda yapılan tv izleme, yıkanma, kitap okuma, uyuma gibi faaliyetlere uygun farklı aydınlatma seçenekleri sunulmalıdır. Artık günümüzde iyice gelişen LED teknolojisi sayesinde bu çok da zor olan bir sistem değil. Odadan çıktığımızda ilk karşımıza çıkan kahvaltı salonlarında, güneşin varlığını hesaba katmak, sabahın ilk ışıklarını değerlendiren bir düzen sağlamak önemlidir. İç mekânda takip edeceğimiz yolu gösterecek, servis malzemelerine, yiyeceklere kolay ulaşmamızı sağlayacak bir düzende aydınlatma sağlanmalıdır. Yemek salonlarında ise; konuklara, özel ya da genel amaçlar için farklı seçenekler sunulmalıdır. Örneğin özel bir gün, ya da özel bir buluşma için müşteriye farklı aydınlatma seçenekleri önererek farklı atmosferler yaratıla bilinir. Kısaca özetlemek gerekirse; otel aydınlatma iç ve dış olarak ikiye ayrılmalı, her mekân ve bu mekânların özellikleri göz önüne alınarak farklı şekilde aydınlatılmalıdır. Bu işlemler yapılırken de mutlaka profesyonellerden destek ve fikir alınmalıdır.